ABD ve İran arasında imzalanan ateşkes, son günlerde Körfez bölgesinde gerçekleştirilen saldırılarla yeniden bir sınavdan geçiyor. Amerikan ordusu, İran’a ait insansız hava araçlarını ve radar sistemlerini hedef alırken, İran da Körfez’deki ABD üslerine füze saldırıları gerçekleştirdi.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’na doğru fırlatılan dört “kamikaze drone”u etkisiz hale getirdiğini ve bu araçların bölgedeki deniz trafiği için tehdit oluşturduğunu bildirdi. Ayrıca, CENTCOM, ABD güçlerinin “olası gelecekteki saldırılara karşı savunma amaçlı” olarak İran’ın güney kıyısındaki radar noktalarını vurduğunu açıkladı.
İran’ın resmi haber ajansı IRIB ise, Kuveyt’teki iki ABD hava üssüne ve Bahreyn’deki ABD Donanması üslerine balistik füzeler fırlattığını duyurdu. CENTCOM, gerçekleştirilen saldırılarda yedi İran füzesinden altısının engellendiğini, birinin ise hedefe ulaşmadığını belirtti.
Son günlerde, 3 Haziran’da İran’a ait insansız hava araçlarının Kuveyt Uluslararası Havalimanı’na düzenlediği saldırılarda bir kişi hayatını kaybetmiş ve 60’tan fazla kişi yaralanmıştı. İran’ın İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC), havaalanına yapılan saldırının sorumluluğunu reddetti ve hasarın bir ABD füze savunma sistemindeki hata nedeniyle meydana geldiğini öne sürdü. Ancak CENTCOM, bu açıklamayı reddederek İran’ın havaalanını “kasıtlı, planlı ve haksız bir saldırıyla” vurduğunu belirtti.
İki ülke arasındaki gerilim sürerken, ABD, 15 Haziran’da Los Angeles’ta oynanacak Dünya Kupası futbol maçında İran takımına vize vermeyi kabul etti. Bu durum, turnuva tarihindeki ilk savaş halindeki bir ülkenin takımının ev sahibi ülkeyle karşılaşması olarak kaydedilecek.
Ateşkes müzakereleri duraksarken, ABD medyası, Başkan Donald Trump’ın anlaşma şartlarında değişiklik talep ettiğini bildirdi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, 1 Haziran’da ABD’nin sürekli fikir değiştirdiğini ve yeni veya çelişkili talepler getirdiğini ifade etti.
ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a kapsamlı saldırılar düzenledikten sonra, İran da buna karşılık olarak ABD müttefiklerine ve İsrail’e saldırılar gerçekleştirmişti. İran, özellikle Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatarak, dünya petrol ticaretinin önemli bir kısmını tehdit etti. Bu durum, küresel petrol fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı.
Nisan ayı başında bir ateşkes anlaşması sağlandıktan kısa bir süre sonra ABD, İran limanlarına abluka uygulamaya başladı. Trump, bu ablukanın “bir anlaşmaya varılana, onaylanana ve imzalanana kadar” süreceğini açıkladı.
Bu gelişmeler ışığında, ABD ve İran arasındaki gerginliklerin nasıl bir boyut kazanacağı ve bu durumun bölgedeki dengeleri nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.