UNESCO’ya çağrı: ‘İbrahim Camii insanlığın ortak mirasıdır’

Img

Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, insanlığın ortak kültürel ve manevi miraslarından biri olarak kabul edilen İbrahim Camii’nin korunması için uluslararası kamuoyuna önemli bir çağrıda bulundu. Dernek tarafından hazırlanan teknik rapor ve resmi dilekçe, UNESCO Dünya Miras Merkezi ile UNESCO Türkiye Millî Komisyonu’na dijital ve fiziki yollarla iletilirken, İsrail tarafından tarihi yapıda gerçekleştirilen uygulamaların uluslararası hukuk çerçevesinde incelenmesi talep edildi.

İNSANLIĞIN ORTAK HAFIZASINA MÜDAHALE

UNESCO tarafından 2017 yılında hem Dünya Mirası Listesi’ne hem de Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’ne alınan El Halil Eski Şehri’ndeki İbrahim Camii; Hazreti İbrahim, Hazreti İshak, Hazreti Yakup ve Hazreti Yusuf’un kabirlerini barındırdığına inanılan, İslam, Hristiyanlık ve Yahudilik açısından büyük önem taşıyan kutsal mekânlardan biri olarak kabul ediliyor. Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa’nın ardından İslam dünyasının en önemli kutsal mekânlarından biri olan İbrahim Camii, Hz. İbrahim’in üç semavi din tarafından ortak peygamber olarak kabul edilmesi nedeniyle aynı zamanda insanlığın ortak kültürel mirası niteliği taşıyor.

Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği Kurucu Başkanı Hülya Kavuzlu, yaptığı açıklamada son dönemde İsrail tarafından cami çevresinde gerçekleştirilen yapısal müdahalelerin yalnızca tarihi bir yapıyı değil, insanlığın ortak hafızasını tehdit ettiğini belirtti.

Kavuzlu, “Mekke, Medine ve Mescid-i Aksa ile aynı manevi halkayı tamamlayan İbrahim Camii, insanlığın ortak inanç ve kültür mirasıdır. Bu mirasa yönelik her fiziki müdahale yalnızca tarihi yapılara değil, insanlığın ortak hafızasına yapılmış bir müdahaledir.” dedi.

“İSRAİL TARİHİ KİMLİĞE MÜDAHALE EDİYOR”

Başvuruda, tarihi surlara bitişik beton yürüyüş yolları ve demir yapılar inşa edildiği, asansör sistemi kurulduğu, tarihi taş döşemeler ile arkeolojik katmanların tahrip edildiği, Müslümanların ibadetlerine yönelik kısıtlamaların sürdüğü ve ezanın zaman zaman engellendiği ifade edildi.

Derneğin UNESCO’ya başvurusunda, bu uygulamaların yalnızca tarihi yapının özgün mimarisine zarar vermediği, aynı zamanda kutsal alanın dini ve kültürel kimliğini değiştirmeye yönelik adımlar olduğu değerlendirilerek, UNESCO tarafından koruma altına alınan dünya mirasının bütünlüğünün ciddi risk altında olduğu ve caminin İslami kimliğini zayıflatarak sinagoga dönüştürülmesine yönelik uzun vadeli bir sürecin parçası olduğu vurgulandı.

UNESCO’ya üç maddelik çağrı

Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği, UNESCO Dünya Miras Komitesi’nden;
• İbrahim Camii’nde meydana gelen fiziki değişikliklerin yerinde incelenmesi amacıyla El Halil’e acil reaktif izleme misyonu gönderilmesini,
• Tarihi dokuyu tehdit eden tüm yapısal müdahalelerin ve inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulması için gerekli girişimlerin başlatılmasını,
• Son gelişmelerin UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin bir sonraki oturumunun gündemine alınmasını talep etti.
“Bu yalnızca bir inanç meselesi değildir”
Kavuzlu, açıklamasında konunun yalnızca dini bir tartışma olarak görülmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“İbrahim Camii’ne yönelik müdahaleler yalnızca bir inanç meselesi değildir; insanlığın ortak kültürel mirasının korunması meselesidir. Hz. İbrahim, üç semavi dinin ortak peygamberidir. Dolayısıyla bu kutsal mekânın tarihi kimliğini korumak, sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın ortak sorumluluğudur. Medeniyet, geçmişin mirasına tahakküm kurarak değil, onun tarihsel ve inançsal çeşitliliğine saygı göstererek inşa edilir.”

TÜRKİYE’YE VE ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI

Dernek, açıklamasında UNESCO’nun yanı sıra Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgili kurumlarına ve Dışişleri Bakanlığı’na da çağrıda bulunarak, İbrahim Camii’nin tarihi ve kültürel kimliğinin korunmasına yönelik uluslararası diplomatik girişimlerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Açıklamasını “İbrahim Camii, insanlığın tek inanç havzasının kalbidir.” sözleriyle tamamlayan Hülya Kavuzlu, şu değerlendirmede bulundu:

  • “Bu mirasa sahip çıkmak yalnızca hukuki bir sorumluluk değil,gelecek nesillere karşı vicdani bir görevdir. Adalet; sessiz kalarak değil, bilimin, hukukun ve ortak aklın kurumsal gücünü harekete geçirerek inşa edilir. Spiritüeller Maneviyatlılar Derneği olarak bu bilimsel ve hukuki sürecin uluslararası düzeyde sonuna kadar takipçisi olacağız.”

SPİRİTÜELLER MANEVİYATLAR DERNEĞİ HAKKINDA:

Spiritüeller Maneviyatlar Derneği, insani yardım ve kalkınma projeleriyle dünyanın dört bir yanında ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı, din, dil, ırk ayrımı gözetmeksizin iyiliği, barışı ve kardeşliği yaymayı kendine misyon edinmiştir. “İyiliğin Sesi, Barışın Nefesi” sloganıyla hareket eden dernek, başta Gazze olmak üzere kriz bölgelerinde kalıcı çözümler üretmeyi hedeflemektedir.

yok

Author: Burak Kaya