ABD’li dev şirket Wells Fargo altında rakam verdi: Altının 2027’ye gireceği seviye belli oldu

Haber gorseli

Yatırımcıların olası faiz artışlarına odaklanmasıyla ons altın 4.100 dolar seviyesinin altında işlem gördü. Buna karşın piyasa uzmanları, değerli metalde geri çekilme riskinin azaldığına ve uzun vadeli yükseliş ihtimalinin güçlü kaldığına dikkat çekiyor.

Wells Fargo Küresel Hisse Senedi ve Gayrimenkul Stratejisi Başkanı Sameer Samana, Kitco News’e yaptığı açıklamada, altının Ocak ayında rekor kırdıktan sonra yüzde 20’den fazla değer kaybettiğini hatırlattı. Samana, yatırımcıların anlık oynaklıklar yerine varlığın uzun vadeli potansiyeline odaklanması gerektiğini vurguladı.

Yüksek petrol fiyatları ve Amerikan Merkez Bankasının (Fed) olası faiz artışlarının altın fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Samana, bu olumsuz durumların önemli bir kısmının hali hazırda fiyatlara yansıdığını ifade etti:

“Zirve seviyelerden bu yana risk-kazanç dengesi oldukça farklı bir noktaya geldi. Vadeli işlem piyasası iki veya üç faiz artırımını fiyatlıyorsa, altın da bu senaryoyu zaten satın almış demektir. Mevcut enflasyon ortamı, bunun ötesinde radikal bir parasal sıkılaşmayı gerektirecek seviyede değil.”

Orta Doğu’da tırmanan gerginlikler ve tırmanan petrol fiyatları, Fed’in sıkı para politikasını sürdüreceği yönündeki beklentileri artırarak altın üzerinde bir süredir baskı oluşturuyor. Yükselen reel getiriler ise faiz getirisi olmayan altını elde tutmanın fırsat maliyetini yukarı taşıyor.

Ancak Samana, piyasaların aşırı karamsar bir tutum sergilediğini belirterek portföylerde altın gibi benzersiz varlıklara yer açmanın elverişli bir zamanlama olduğunu savunuyor. Teknik tablonun henüz tamamen düzelmediğini ifade eden Samana, yatırımcıları düşüş trendinin bittiğini varsaymamaları konusunda uyardı. Dip noktasının kestirilmesinin zor olduğunu belirten uzman, şu değerlendirmelerde bulundu:

Kısa vadede ons fiyatının 3.500 dolara kadar geri çekilme ihtimali bulunuyor. Üst seviyelerden alım yapıp zararda bekleyen yatırımcıların satış baskısı nedeniyle 4.500 – 4.900 dolar aralığında direnç oluşabilir.

Buna rağmen makroekonomik döngünün unutulmaması gerektiğinin altını çizen Samana, yüksek faiz ve yüksek enerji maliyetlerinin ekonomiyi yavaşlatacağını, bu durumun da merkez bankalarını ilerleyen süreçte tekrar faiz indirimlerine ve parasal genişlemeye yönelteceğini dile getirdi.

Altının tarihsel süreçte resesyon dönemlerinde dirençli bir performans sergilediğini belirten Samana, geçmiş krizlerdeki kayıpları hatırlattı:

2018 Fed Sıkılaştırması ve 2020 Resesyonu: Altında yaklaşık yüzde 15 seviyesinde sınırlı düşüşler yaşandı.

2008 Küresel Finans Krizi: Düşüş oranı yüzde 34 seviyelerine ulaştı.

Son dönemdeki yüzde 30’luk düzeltmeyle birlikte olumsuzlukların büyük kısmının geride kaldığını savunan Samana, altının hisse senedi ve tahvil gibi geleneksel enstrümanların zorlandığı dönemlerde güçlü bir çeşitlendirme aracı olduğunu belirtti.

Wells Fargo Yatırım Enstitüsü tarafından yayımlanan “Haftanın Grafiği” raporunda, altın fiyatlarındaki gerilemenin temel nedeni kar satışları ve Fed’e yönelik sıkılaşma beklentileri olarak gösterildi. Enerji ve tedarik zinciri maliyetlerinin hafiflemesiyle piyasanın dengeleneceği öngörülüyor.

Merkez bankalarının altın alımları, rezerv çeşitlendirme çabaları ve jeopolitik risklerin altını destekleyen ana unsurlar olarak kaldığı belirtilen raporda, kurumun uzun vadeli ons altın tahminleri şu şekilde sıralandı:

2026 Yıl Sonu: 5.300 – 5.500 Dolar

2027 Yıl Sonu: 5.800 – 6.000 Dolar

Önümüzdeki 18 aylık süreçte eski zirvelerin yeniden test edilebileceğini ve hatta yeni rekorların kırılabileceğini belirten Samana, yaklaşık 500 dolarlık bir aşağı yönlü riske karşılık 1.500 dolarlık bir kazanç potansiyelinin yatırımcılar için oldukça cazip bir oran sunduğunu ifade etti.

NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi vermemektedir.

yok

Author: Burak Kaya