Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu “BB-” seviyesinde korurken, kredi notu görünümünü “pozitif”ten “durağan” olarak revize etti. Bu değişikliğin arkasında, döviz rezervlerindeki düşüş ve artan dış risklerin bulunduğu belirtildi.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine dair son raporunu açıkladı. Kuruluş, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notunu “BB-” olarak onaylarken, görünümdeki değişikliğin nedenlerini detaylandırdı.
Rezervlerdeki gerileme, Fitch’in kararında etkili oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk lirasını desteklemek amacıyla piyasaya 50 milyar doların üzerinde döviz satışı gerçekleştirdi. Fitch, savaşın uzaması durumunda dış borç ve enflasyon konularında daha fazla olumsuz gelişmeler yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Fitch, Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlılığının ekonomik kırılganlıkları artırdığını vurguladı. Yüksek enflasyonun kalıcı hale gelmesi, para politikalarına yönelik siyasi baskılar ve döviz krizleri gibi faktörlerin kredi notu üzerinde olumsuz etki yarattığını dile getirdi. Bununla birlikte, güçlü ve çeşitlendirilmiş ekonominin, düşük kamu borcunun ve dayanıklı bankacılık sektörünün Türkiye’nin kredi profilini destekleyen unsurlar arasında yer aldığını belirtti.
Fitch, 2026 yılı için enflasyon tahminini 2 puan artırarak yüzde 27 seviyesine yükseltti. Enflasyonun 2027 sonuna kadar yüzde 21 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Yüksek enerji fiyatlarının etkisiyle cari açığın 2026’da genişleyeceği, 2027’de ise daha da artacağı öngörülüyor. Petrol fiyatlarında varil başına 20 dolarlık bir artışın cari açığı milli gelirin yüzde 1’inden fazla artırabileceği ve enflasyonu yukarı çekebileceği ifade edildi. Ayrıca, Merkez Bankası’nın mart ayında politika faizini yüzde 40 seviyesine yükseltmesi, enflasyonla mücadelede kararlılığın sürdüğüne işaret ediyor.
Fitch, Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının yüksek kaldığını bildirdi. Önümüzdeki 12 ay içinde vadesi dolacak dış borcun 239 milyar dolar seviyesinde olduğunu ve bu miktarın döviz rezervlerine kıyasla yüksek olduğunu vurguladı. Dış likidite oranının 2025 sonunda yüzde 82’den 2027’de yüzde 98’e yükselebileceği, ancak bu seviyenin benzer kredi notuna sahip ülkelerin ortalamasının altında kalacağı ifade edildi.
Fitch, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,6 büyümesini, 2027’de ise büyüme oranının yüzde 4,2’ye ulaşmasını bekliyor. Ayrıca, eşel mobil uygulamasının enerji fiyatlarının enflasyona olan etkisini sınırladığına da dikkat çekildi. Fitch, bir sonraki değerlendirme tarihini 17 Temmuz 2026 olarak belirledi.